Bolu’Da Eğitim

•Kasım 22, 2006 • 4 Yorumlar

1998 yılında uygulamaya konulan sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yasası milli eğitimde yeni bir sayfanın açılmasını sağlamıştır. Yasanın etkin bir şekilde uygulanabilmesi için ilgili kurumlara ve halka büyük iş düşmektedir.  İlimizde okur yazar oranı, nüfusun % 97,6 sı kadardır. Ulusal Eğitime Destek Projesi kapsamında ilimiz genelinde 17 adet 1.kademe okuma-yazma kursu açılmış olup, 230 kursiyer eğitime devam etmektedir. Okuma-yazma bilmeyen vatandaşların tespiti konusunda okul yöneticileri, muhtarlar, imamlar ve gönüllü kuruluşların işbirliği ile alan taraması çalışmaları sürdürülmektedir. İlimizde ilköğretim çağındaki öğrenci oranı % 40, lise çağındakilerin oranı ise % 11’e tekabül etmektedir.

ÖĞRETİM KURUMLARI 2001-2002
OKUL, ÖĞRENCİ, ÖĞRETMEN, DERSLİK VE LOJMAN  DURUMU
ÖĞRETİM KURUMLARI OKUL SAYISI ÖĞRENCİ SAYISI ÖĞRETMEN SAYISI DERSLİK SAYISI LOJMAN SAYISI
ÖRGÜN  EĞİTİM OKUL ÖNCESİ Anaokulu 2 186 14 10 -
Uygulama anasınıfı * 2 39 5 - -
Anasınıfı * 65 1285 78 - -
T O P L A M 69 1.510 97 10 -
İLKÖĞRETİM OKULLARI Birleştirilmiş sınıf. İ.Öğr.O. 43 1.104 85 110 29
Müstakil sınıflı İ.Öğr. O. 72 31.143 1.481 991 60
Özel Eğitim Okulları 1 64 9 12 -
Özel İ. Öğr.Okulları 2 237 33 24 -
T O P L A M 118 32.548 1.608 1.137 89
LİSE VE DENGİ OKULLAR Genel Liseler 9 4.639 221 183 30
Mesleki ve Tek. Liseler 32 5.570 456 303 62
T O P L A M 41 10.209 677 486 92
YAYGIN EĞİTİM Çıraklık Eğitim Merkezi 3 714 28 22 -
Halk Eğitim Merkezi 9 1.714 37 - -
Pratik Kız Sanat Okulu 3 532 - - -
T O P L A M 15 2.960 65 22 -
G E N E L  T O P L A M 176 47.227 2.364 1.655 181

(*) Müstakil müdürlük olmadıklarından ilgili okullar genel toplama dahil edilmemiştir. 2001-2002 öğretim yılında 1.510 öğrenci okul öncesi eğitimden yararlanmaktadır. Okul öncesi eğitim kurumlarında okullaşma oranı ilimizde % 12 dir. İlköğretim kurumlarımızda okullaşma oranı % 98,9 dur. Milli Eğitim Bakanlığı’nca 30 öğrencilik sınıflarda normal eğitim yapılması hedefine 2002-2003 yılında yapılacak dersliklerle ulaşılmaya çalışılacaktır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM GENEL  DURUMU
S.N İlçe  Adı Okul Öncesi Toplamı
Okul Derslik Öğrenci Say. Öğretmen Say.
1 Merkez 2 10 1.036 14
2 Dörtdivan - - 37 -
3 Gerede - - 155 -
4 Göynük - - 47 -
5 Kıbrıscık - - 17 -
6 Mengen - - 37 -
7 Mudurnu - - 93 -
8 Seben - - 39 -
9 Yeniçağa - - 49 -
Toplam 2 10 1.510 14

İLKÖĞRETİM OKULLARI GENEL  DURUMU
S.N İlçe  Adı İlköğretim Okulları Toplamı
Okul Derslik Öğrenci Say. Öğretmen Say.
1 Merkez 57 629 17.381 999
2 Dörtdivan 6 58 1.174 55
3 Gerede 9 101 4.686 180
4 Göynük 7 77 1.913 75
5 Kıbrıscık 5 23 516 23
6 Mengen 5 60 1.739 58
7 Mudurnu 20 116 3.132 136
8 Seben 6 31 789 31
9 Yeniçağa 3 42 1.218 51
Toplam 118 1.137 32.548 1.608

LİSELER  GENEL  DURUMU
S.N İlçe  Adı Liseler Genel Toplamı
Okul Derslik Öğrenci Say. Öğretmen Say.
1 Merkez 23 290 7.319 447
2 Dörtdivan 1 12 106 9
3 Gerede 7 58 1.195 92
4 Göynük 2 24 224 24
5 Kıbrıscık 1 12 46 10
6 Mengen 3 48 741 42
7 Mudurnu 2 21 303 20
8 Seben 1 12 116 13
9 Yeniçağa 1 9 159 20
Toplam 41 486 10.209 677

ÖRGÜN  EĞİTİM  KURUMLARI  GENEL  DURUMU
S.N İlçe  Adı Öğrün Eğitim Kurumları Toplamı
Okul Derslik Öğrenci Say. Öğretmen Say.
1 Merkez 82 929 25.736 1.460
2 Dörtdivan 7 70 1317 64
3 Gerede 16 159 6036 272
4 Göynük 9 101 2.184 99
5 Kıbrıscık 6 35 579 33
6 Mengen 8 108 2.517 100
7 Mudurnu 22 137 3.528 156
8 Seben 7 43 944 44
9 Yeniçağa 4 51 1.426 71
Toplam 161 1.633 44.267 2.299

** İlköğretim Okulları toplamına özel eğitim okulları dahildir.** Liseler Genel Toplamına Genel Liseler, Mesleki ve Teknik Liseler toplamları dahildir. Taşımalı öğretim, nüfusu az ve dağınık yerleşim birimlerinde, ilköğretim okulu bulunmayan ya da birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilköğretim okullarındaki öğrencilerin, taşıma merkezi ilköğretim okullarına günü birlik taşınarak öğrencileri fırsat eşitliğinden yararlandırmak ve onlara daha nitelikli öğrenim olanağı sağlamak amacıyla yapılan bir uygulamadır. Ülkemizde sanayileşmenin dengesiz dağılımı, kırsaldan sanayi merkezlerine yoğun göçe neden olmaktadır. Meydana gelen göç nedeniyle nüfusu giderek azalan kırsalda yetersiz öğrenci sayısı, öğretmen ve araç-gereç gereksinimi, eğitim alanında yatırım güçlüğünü doğurmaktadır. İfade edilen tüm bu sıkıntılar ve gelişmiş ülkeler seviyesinin diğer birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da yakalanamamış olması taşımalı eğitimi uygulanabilir bir çözüm olarak ortaya çıkarmıştır. 4306 sayılı yasa gereğince; 6-8. sınıf öğrencileri için taşımalı ilköğretimin yaygınlaştırılması ve bu yaşlardaki nüfusun zorunlu ilköğretimden geçirilmesi kararlaştırılmıştır. Zorunlu öğrenim çağında bulunan çocukların okullaşması yönünden hızlı bir gelişme sağlamak için yurt genelinde taşıma merkezli okulların sayıları artırılarak bu uygulamanın yaygınlaştırılmasına önem verilmektedir. 2000-2001 öğretim yılında olduğu gibi bu öğretim yılında da taşımalı ilköğretim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemekleri devlet tarafından karşılanmaktadır. Sosyal Yardım Projesiyle dar gelirli ailelerin ilköğretimde okuyan çocuklarının okul giysileri, ders kitapları ve kırtasiye gereksinmelerinin devlet tarafından karşılanmasına devam edilmektedir. Aşağıdaki tabloda ilimizde uygulanan taşımalı eğitimle ilgili bazı verileri görebiliriz. Ülkemizde, görme engelliler, işitme engelliler, ortopedik engelliler, zihinsel engelliler, uzun süreli hasta çocuklar olmak üzere beş engel grubundaki çocuklara ve gençlere özel eğitim okullarında eğitim hizmetleri sunulmaktadır. Tüm engel grubundaki çocuklardan durumu uygun olanlar; normal okullarda kaynaştırma eğitimine alınmakta, özel eğitim sınıfları ve destek eğitimi yoluyla eğitim hizmetlerinden yararlandırılmaktadır. İlimizde bu alanda faaliyette bulunan özel eğitim okulları ve sınıfları aşağıdaki tablolarda gösterilmiştir.

2000-2001 ÖĞRETİM YILI TAŞIMALI ÖĞRETİM DURUMU
SIRA NO İLÇE ADI UYGULAMAYA GİREN KÖY SAYISI UYGULAMA  YAPILAN  OKUL  SAYISI ÖĞRENCİ  SAYISI
1-5 SINIF 6-8 SINIF TOPLAM
1 MERKEZ 126 15 1.381 1.268 2.649
2 DÖRTDİVAN 36 4 343 265 608
3 GEREDE 67 8 729 670 1.399
4 GÖYNÜK 97 7 807 576 1.383
5 KIBRISCIK - - - - -
6 MENGEN 44 5 381 307 688
7 MUDURNU 101 8 1.060 762 1.822
8 SEBEN 26 2 190 160 350
9 YENİÇAĞA 18 3 267 148 415
T O P L A M 515 52 5.158 4.156 9.314

ÖZEL EĞİTİM OKULLARI
İLÇE ADI KURUM ADI ENGEL GRUBU ÖĞRETMEN SAYISI ÖĞRENCİ SAYISI
ERKEK KADIN TOPLAM ERKEK KIZ TOPLAM
MERKEZ Emine-Mehmet Baysal Eğitim ve Uygulama Okulu Öğretilebilir 6 3 9 26 14 40
MERKEZ Emine-Mehmet Baysal İş Eğitim Merkezi Eğitilebilir - - - 20 - 20
TOPLAM 6 3 9 46 14 60

ÖZEL EĞİTİM SINIFLARI
İLÇE ADI KURUM ADI ENGEL GRUBU ÖĞRETMEN SAYISI ÖĞRENCİ SAYISI
ERKEK KADIN TOPLAM ERKEK KIZ TOPLAM
MERKEZ Cumhuriyet İlköğretim Okulu Eğitilebilir - 1 1 5 3 8
MERKEZ İnkılap İlköğretim Okulu Eğitilebilir 1 - 1 9 5 14
GEREDE 100. Yıl İlköğretim Okulu Eğitilebilir 1 - 1 6 2 8
TOPLAM 2 1 3 20 10 30

İlimizde ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine hizmet veren 24 adet özel öğrenci yurdunda toplam 778 kız ve erkek öğrenci barınmaktadır. Bunlardan; 2’si vakıf yurdu, 16’sı dernek yurdu, 6’sı şahıs yurdudur. İlimizde ilköğretim çağında 216 öğrenci, ortaöğrenim çağında 275 öğrenci olmak üzere toplam 491 öğrencimiz Milli Eğitim Bakanlığı’ndan burs almaktadır.Eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesiyle ilgili her türlü çalışmanın yanı sıra özel eğitim gerektiren bireylerin de incelenmesi, tanılanması, yerleştirilebilecekleri en uygun eğitim ortamının önerilmesi ve bu bireylere de rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri sunulması, vb. görevlerini yürütmek üzere rehberlik ve araştırma merkezleri açılmıştır.Bolu ilinde mevcut 1 adet Rehberlik Araştırma Merkezinde özel eğitime muhtaç öğrencilerin tespiti, test aramaları ve yaygın kaynaştırma eğitimi ile diğer rehberlik çalışmaları yürütülmektedir.

Başa Dön

GENÇLİK ve SPOR

Bolu’da Gençlik ve Spor İl Başkanlığı’nın önderliğinde yürütülen spor faaliyetleri çeşitli spor dallarında başarılı sporcular yetişmesini sağlamıştır. Geleceğin teminatı olan gençlerimizin sağlıklı gelişimlerini sağlamak ve başarılı birer sporcu olmalarını temin edebilmek için ilimizde spor faaliyetlerine büyük önem verilmektedir.İlimizde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan tesisleri şöyle sıralayabiliriz :Atatürk Spor Kompleksi : Kompleks, Bolu Merkez İlçe İhsaniye mahallesinde 33.850 m2 alan üzerine kurulmuştur. Daha önceleri futbol sahası bulunan arazi üzerine Atatürk Stadyumu, 17 Temmuz Spor Salonu, hizmet binası ve misafirhane; voleybol, basketbol sahaları ile Olimpiyat Gençlik Evi yapılarak spor kompleksi haline getirilmiştir. Atatürk Stadyumu, 1958’de hizmete girmiştir. Stadyumun günümüz şartlarına, standart ölçülere uygun sosyal alt yapıya sahip yeni proje ile yapılması çalışmalarına devam edilmektedir. 17 Temmuz Spor Salonu, bin seyirci kapasitelidir. 1964’te hizmete girmiştir. Yaşanan depremlerin ardından 2000 yılı sonunda büyük bakıma alınan salonun eksiklikleri giderilmiştir. Olimpiyat Gençlik Evi, 12 Kasım 1999 depreminin ardından Milli Olimpiyat Komitesi tarafından yaptırılmıştır. Satranç, bilgisayar, el becerileri, müzik, fotoğrafçılık, tiyatro, halk oyunları, resim, model uçak vb. faaliyetler yapılmaktadır.Karaçayır Spor Kompleksi: Bolu’nun Karaçayır mevkiinde kullanım alanı 132.000 m2 mevcut arazi üzerinde yer alan tesislerin bir kısmı hizmete girmiş, bir kısmının ise yapımına devam edilmektedir. Kompleks bünyesinde yer alan tesislerden İzzet Baysal Kamp Eğitim Merkezi, 54 yatak kapasitelidir. 1984 yılında hizmete giren tesisten kulüplerimizin ve federasyonlarımızın milli takım kampları kurs ve seminerleri ile jimnastik ve güreş branşlarında spor okullarımız faydalanmaktadır. Spor kompleksinde yer alan diğer bir tesis olan Kapalı Yüzme Havuzu, 1990 yılında hizmete girmiş ancak 1998 yılında belirlenen teknik yetersizlikler ve buna bağlı maliyet yükseklikleri nedeniyle faaliyetine ara verilmiştir. Havuz işletmesi 18.12.2000 tarihinde ihale sonucu Selçuk Hobi Spor Eğitim Eğlence Ltd. Şirketine kiraya verilmiştir. Murat Canbaş Jimnastik ve Güreş Salonu, 1990 yılında hizmete girmiştir. Spor salonundan jimnastik eğitim merkezi olarak faydalanılmakta ayrıca salonda badminton, basketbol, aerobik, boks, judo, taekwando ve güreş alanlarında çalışmalar yapılabilmektedir. Tesisler bünyesinde 4 adet futbol semt sahası bulunmaktadır. Diğer bir tesis ise 12 Kasım depreminin ardından değişik kurumların işbirliğiyle yapılmış olan Karaçayır Gençlik Merkezi’dir. 26.07.2000 tarihinde hizmete açılan 250 m2 taban alanına sahip olan tesiste eğitim, etkinlik, rehabilitasyon salonları mevcuttur.Gölköy Atış, Trap, Skeet Poligonu: Poligon, Gölköy mevkiinde bulunan DSİ barajı yanındadır. 10.000 m2 intifa hakkı alınmış arazi üzerindedir. Lokal binası ve 15 yataklı sporcu barınağı mevcuttur. 2001 yılı içerisinde küçük bakım, onarım işleri yapılmıştır.Aladağ Gençlik,İzcilik ve Spor Kampüsü: Tesis Aladağ orman serisi içinde Bolu’ya 27 km . mesafede bulunmaktadır. Tesiste, Milli Takım Kampları, kurslar, seminerler düzenlenmekte ve teşkilat mensupları için dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır. Tesis bünyesinde yer alan Spor Salonu, 1987 yılında hizmete girmiştir.Ayrıca kompleksin yatak kapasitesinin arttırılması amacıyla 42 adet dağ evi (Bungalov) yapılmıştır. 1 basketbol, 2 voleybol sahası, 1 tenis kortu ile 2 tabii çimli nizami futbol sahası tesislerdeki açık spor alanlarıdır. Aladağ tesislerinde 1989 yılında kürek parkuru oluşturmak amacı ile bir gölet oluşturulmuştur. Gölet, spor faaliyetlerinde kullanılmasının yanında ekonomik olarak zirai alanda ve turizm alanında Aladağ yöresine yarar sağlamaktadır.Boluspor Kulübü Sosyal Tesisleri: Karaçayır Mahallesi’nde mülkiyeti Belediye tarafından Boluspor sosyal tesisleri yapılması amacıyla Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne 49 yıllığına arsa tahsisi yapılarak toplam üç katlı 1745,19 m2 olarak inşa edilmiştir. Boluspor kulübü tarafından kullanılmaktadır. Göynük dışındaki tüm ilçelerimizde futbol sahaları mevcuttur. Ayrıca ilçelerimizde yer alan spor salonları çeşitli spor dallarındaki çalışmalar için kullanılmaktadır. İlimizde Gençlik Spor İl Müdürlüğü bünyesinde açılan spor merkezlerinden 2001 yılı içerisinde 13 spor dalında (atletizm, boks, havalı silahlar, badminton, basketbol, hentbol, jimnastik, güreş, judo, masa tenisi, okçuluk, taekwando, voleybol) 27 eğitici gözetiminde 241’i kız, 438’i erkek olmak üzere toplam 679 kişi faydalanmıştır. Ayrıca diğer kurumlardan Geredespor bünyesinde 74 erkek sporcu ve 1 antrenör, Boluspor bünyesinde 95 erkek sporcu ve 2 antrenör, Bolu Belediyespor bünyesinde 70 sporcu ve 1 antrenör, Tüfat Bolu Şubesi bünyesinde de 40 erkek sporcu ile 1 antrenör bulunmaktadır. İlimizde farklı spor dallarında görev üstlenen hakemler ve antrenörlerle ilgili veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir.

 BRANŞLAR HAKEM ANTRENÖR
KADROLU FAHRİ
Atıcılık Avcılık 1 - 1
Atletizm 5 - 2
Badminton 3 - 3
Basketbol 59 - 3
Bilardo - - 2
Bisiklet 7 - 1
Boks 1 - 2
Jimnastik 15 - 5
Futbol 33 - 4
Güreş 4 - 3
Halk Oyunları - - 2
Hentbol 37 - 4
İzcilik - - 3
Judo 3 - 2
Kayak 5 - 1
Masa Tenisi 48 1 1
Okçuluk 10 - 1
Satranç 3 - 2
Taekwando 4 - 3
Voleybol 45 - 4
Tüzme 15 - 1
TOPLAM 298 51

İlimizde en fazla faaliyette bulunulan spor dalları şunlardır. Atletizm, atıcılık ve avcılık, bisiklet, basketbol, badminton, bilardo, boks, futbol, jimnastik, dağcılık, güreş, judo, hentbol, karate, satranç, izcilik, taekwando, voleybol, masa tenisi, okçuluk, yüzme, engelli spor branşları. Özellikle jimnastik alanında ilimizden yetişmiş sporcular Türkiye ve Dünya çapında başarılar elde etmişlerdir. Başlangıcı 1930’lara dayanan bu spor branşı en parlak dönemini 1980 sonrasında yaşamıştır. Başta merhum Murat Canbaş olmak üzere Suat Çelen, Aykut Cesur, Cahide Yıldırım gibi birçok milli sporcu ilimizden yetişmiştir. İlimizde yapılacak olan çalışmalarla farklı dallarda daha birçok sporcunun ülkemize kazandırılacağını umut etmekteyiz.Başa Dön

YÜKSEKÖĞRENİM

Türkiye’de ve dünyada, yaptırdığı üniversitesini hiçbir karşılık beklemeden devletine armağan eden ilk kişi olma ünvanını taşıyan, yaşarken heykeli dikilen nadir insanlardan olan Bolumuzun Babası İzzet Baysal, tüm mal varlığını vergisi ödenmiş helal kazançlarından tahsis eden ve En büyük eserimdir diyerek 1987 yılında kurmuş olduğu İzzet Baysal Vakfı kanalıyla Bolu’ya eğitim ve sağlık alanlarında bugünkü parasal değeri 80 trilyon liranın üzerinde bulunan 115 eser kazandırmasına rağmen, kendisi için en kıymetli olanın “Halkımızın ve gençlerimizin bakışlarında hissettiğim sevgi, bunların hepsine bedeldir.” diyebilme büyüklüğüyle 5 Mart 2000 tarihinde yaşama veda eden Bolumuzun mimarı eşsiz insan İzzet Babamızı, sevgi ve saygıyla her sene anıyoruz.İzzet Baysal Üniversitesi, Bolu’ya önemli oranda diğer illerden öğrenci çekmektedir. İstanbul ve Ankara’nın yakın olması, kolay ulaşılabilirlik, üniversitemizin çekiciliğini arttırmaktadır. Üniversite, Bolu’nun sosyal-kültürel yapısında ve yaşantısında, gözle görülür bir değişikliğe yol açmıştır. Çeşitli fakültelerin ve yüksek okulların ilçelere dağıtılması, buralarda kültürel etkinliğin artmasını sağlamış ve sosyal yaşantıya belirgin bir canlılık getirmiştir.Aşağıdaki tabloda Abant İzzet Baysal Üniversitesinin öğretim elemanları kadro durumunu görmekteyiz (31/12/2001 itibariyle)

Akademik Kadrolar Adet
Profesör 51
Doçent 25
Yardımcı Doçent 179
Öğretim Görevlisi 173
Okutman 48
Araştırma Görevlisi 238
Uzman 24
Çevirici -
E.Ö. Pln. -
TOPLAM 738

Abant İzzet Baysal Üniversitesi bünyesinde 6 adet fakülte (Eğitim-Teknik Eğitim-Orman-Tıp-İkt.ve İd.Bilim-Fen Edebiyat), 6 adet meslek yüksek okulu (Mudurnu, Mengen, Akçakoca, Gerede, Bolu, Düzce) , 2 adet sağlık meslek yüksek okulu (Bolu, Düzce),3 adet yüksek okul Akçakoca Tur. İşl. ve Ot. Yük. Ok, Beden Eğ.ve Spor Yük. ok., Kem. Dem. Fiz. Tedv. Ve Reh. Yük. Ok.) bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda ise üniversitenin 2000-2001 öğretim yılındaki öğrenci sayılarını görebiliriz.

Abant  İzzet  Baysal  Üniversitesi  Öğrenci  Sayısı  (2000-2001)
Ön Lisans Lisans Toplam
Erkek Kız Toplam Erkek Kız Toplam Erkek Kız Toplam
4.033 2.136 6.169 3.948 3.469 7.417 7.981 5.605 13.586

2002 yılı içerisinde akademik personel sayısı 744’e, idari personel sayısı 1.313’e ve öğrenci sayısı da 13.915’e yükselmiştir. Üniversite, akademik yönden 71 üniversite içerisinde 47. sırada yer almaktadır. Bulunduğu bu konumu hiç de hak etmeyen üniversitemizin sahip olduğu kaliteli öğretim kadrosu, öğrencileri ve yeni yönetimiyle daha iyi yerlere geleceğini umut ediyoruz.

Bolu Hakkında

•Kasım 22, 2006 • Yorum Yapın

Köroğlu’nun Gür Sesi
BOLU

Yılın dört mevsimi, Bolu ve çevresini ayrı güzelliklerle süsler. Bolu, Anadolu şehirleri arasında, efsane ve destanlarıyla bir başka özellik taşır.

Bir zamanlar, Anadolu’da (Btinya) bölgesinin merkezi olan Bolu şehrinin adı (Klavdius) şehri demek olan (Klaudipolis) imiş. Zamanla Klavdius adı unutulmuş, şehrin adı (Polis), yada (Poli) olmuş. Bu da (Bolu) olarak değişmiş.

1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra, Anadolu’ya kol kol yayılan Selçuklu Türkleri, Gerede yolu ile Bolu’ya da gelmiş, o zamanlar Bolu’nun Bizanslı Valisi Zavkum’un savunduğu kal’ayı kuşatmışlar. Kısa bir süre sonra, Kal’a, Türk akıncılarının eline geçmiş, Bolu şehri, o günden sonra Anadolu Selçuklu Devletinin sınırları içine girmiştir.

Dağlara adını veren yiğit ozan

Bolu deyince, akla, destan yiğidimiz Köroğlu gelir. O, Bolu dağlarının bileği bükülmez yiğit ozanı, tüm Anadolu’nun gönlünde yatan, gönülleri fetheden bir kahramanı olarak, dildin dile yaşamış, Bolu’ya güç ve heyecan vermiştir. Kimdi bu Köroğlu? Kimi, on altıncı, on yedinci yüzyıllarda Bolu dağlarında yaşayan, halkın sevgisini kazanmış bir ozan, yiğit bir cel’lî der, kimi de onu, Selçuklular devrinde zalim Bolu tekfuruna karşı müslüman halkı koruyan bir kahraman olarak tanıtır. İşin bu tarafıyla tarihçiler uğraşa dursun, asıl önemli olan şey, Köroğlu’nun destanî yönü, yani olağanüstü yiğitlikleri, mertliği, cesareti, gücü savaştaki hüneridir. Köroğlu’nu diğer destan kahramanlarından ayıran bir yönü daha var: Ozanlığı… Destan kahramanlarından çoğunu, ozanlar dile getirir. Halbuki Köroğlu, belinde kılıç, kolunda kalkan olduğu halde, atının terkisinde sazını da taşır. Kendi destanını kendisi dile getirir. Böylesi az kahramanda görülmüştür.

Halkı ezen , yetimlerin hakkını yiyen, adaleti bir tarafa itip, zulmü bayrak yapan Bolu Beyine karşıdır. Onunla savaşır, onun toplu, tüfekli ordularına karşı çıkar. Çevresinde Bolu Beyinin zulmünden yakasını kurtarabilmiş, iyi kalpli, temiz insanlar vardır. Analar, bacılar, öksüzler, kimsesizler vardır. Köroğlu bunlara kalkan olmuş, halkın sevgisini kazanmıştır. Bu sevgi ona daha çok cesaret vermiş, haksız yere babasının gözlerini oyan Bolu Beyinden alınacak öcü, bir ideal haline getirmiştir. Alçakçasına, sinsicesine değil, mertçesine. Pusu kurarak değil, meyden eri olarak, meydan okuyarak:

Benden sel’m olsun Bolu Beyi’ne,
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır.
Ok gıcırtısından, kalkan sesinden
Dağlar sed’ verip seslenmelidir.

Düşman geldi, tabur tabur dizildi,
Alnımıza kara yazı yazıldı,
Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu.
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.

Köroğlu düşer mi yine şanından,
Ayırır çoğunu er meydanından.
Kır at köpüğünden, düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır.

O, engin bir sanat inceliği içinde, erkekçe Bolu Beyine seslenen kahraman bir ozandır. Bir de can dostu vardır: Ayvaz. Derken, her yiğit gibi Köroğlu da aşık olmuş, evlenmiş, nur topu gibi bir oğlu olmuş… Bütün bunlar, onun kahramanlık hikayelerini süsleyen çiçekler… Köroğlu bu çelenklerin ortasında başı Çamlıdağ’a yaslanan bir heykel gibidir.

Sonunda Köroğlu, Bolu Beyinden intikamını almıştır. Onun da gözleri görmez olmuş, Köroğlu’ndan “Aman” dilemiş, zulmünden kurtulan halka mutluluk gelmiş, ocakları tütmüş, tencereleri kaynamış… Köroğlu da gönüllerde taht kurmuş, hükmünü yüzyıllar boyu yürütmüş. Onun erkek sesi, yiğitler meclisinde gümbür gümbür akisler yapmış, destan destan kükremiştir.

Mert dayanır, namert kaçar,
Meydan gümbür gümbürlenir.
Şahlar şahı div’n açar.
Div’n gümbür gümbürlenir.

Yiğit kendini öğende,
Oklar menzilin döğende,
Şeşper kalkana değende
Kalkan gümbür gümbürlenir.

Bolu’dan yalnız yiğit ozan Köroğlu seslenmez, bir çok halk ozanımız, bu arada Aşık Dertli de Bolu dağlarından Anadolu’ya ses verir. Bugün, Bolu’nun az ötesinde, Ankara-İstanbul yolu üzerindeki Esentepe’de, her türlü süsten uzak, zarif bir anıt vardır. Burası, Aşık Dertli’nin mezarıdır. O, 1722 yılında Bolu’yla Gerede arasındaki Şahnalar köyünde doğmuş, daha çocukken sazını ele alıp gurbete çıkmış. O da, öteki ozanlar gibi, çaresiz bir derde düşmüş, vefasız yarin çilesini çekmiş, bu yüzden diyar diyar dolaşmış, sonunda gurbet acısına dayanamayarak köyüne dönmüş, 1845 yılında da ölmüştür. Gerede’liler, onu küfür küfür esen Esentepe’ye gömmüşler. Günün yirmi dört saatinde, mezarının önünden geçen ve Dertli’yi hatırlayanlara o, ılgıt ılgıt bahar yeli gibi, şöyle seslenir:

Hatırlayıp sorar m’ola halimden
Kirpikleri kara, kalem kaşlı yar.
Zikri, fikri gitmez benim dilimden,
Anadan gülmedik, garip başlı yar!

Aşk atına binmiş olsam yarışmaz,
Gözüm kanı deryalara karışmaz,
Çoktan beri küsülüdür barışmaz
Benim ile mercimeği taşlı yar.

Dertli, zelil- sefil gurbet ellerde,
Beyhude şöhreti gezer dillerde.
Paşam gelir diye gözü yollarda,
Elleri kınalı, gözü yaşlı yar.

Bolu ili yalnız ozanlar yurdu değil, doğal güzelliklerin küme küme obalaştığı bir bölgemizdir. Bir Abant gölü, bir Yedi Göller ancak peri masallarına süstür. Bolu’dan Karadeniz’e doğru alabildiğine uzanan geniş ormanlar arasında Yedi Gölleri gören göz, başka güzellik görmez artık. Yada başka güzellikler düşünemez. Boyları, elli altmış metreye ulaşan, iki-üç insanın ancak kucaklayabileceği çamlar, kayın ağaçları arasında, akvaryum gibi küçük küçük yedi göl, yedi gölde yedi renk. Bilmediğimiz, tanımadığımız maviler, yeşiller. Ağustos sıcağında nereden geldiği, nasıl olduğu bilinmeyen tatlı bir serinlik, bütün vücudumuzu kafanız ve ruhunuzla dinlendiriyor. Kayalardan köpüre köpüre seken küçük çağlıyanların sesi, kulaklarınızı okşuyor. Burası, Bolu ormanlarında Yedi Göller.

Çaresizlere çare, dertlilere derman, tül kanatlarında mutluluk yaşıyan ve bunları cömertçe insanlara bağışlayan iyilik perilerinin de yurdu, Yedi Göller’miş bir zamanlar; öyle söylüyor orman köylüleri. Sonra, Bolu Beyinin oğlu buralarda av yaparken, bir beyaz güvercinin peşine düşmüş. Güvercin daldan dala, kona göçe Yedi Göller’in bulunduğu yere gelmiş. Oğlan da ardından. Tam yayını gerip, okunu salacağı zaman güvercin, dünya güzeli bir kız oluvermiş. Oğlanın aklı başından gitmiş, dizlerinin bağı çözülmüş, yayını geren parmakları gevşeyivermiş. Ok da hedefine ulaşmış. Peri kızı kalbinden vurulmuş, bir ah sesi, bir kara bulut, bir gök gürültüsü, yer kaynamış, gök ağlamış. Az sonra çağlayan dereler, kaynayan dağlar, bu gölleri meydana getirmişler. Periler de bu üzücü olaydan sonra, buralardan çekilip gitmişler. Akan sular, kaynayan pınarlar, Peri kızının kanı-canıymış. Su sesleri de onun iniltileri.

Hikayesi bir yana, gerçekten Yedi Göller, tabiat ananın özene bezene yarattığı bir görüntü içinde.

İyilik güzellik ve sevgi, Yedi Göller’in kulağınıza gelen, gönüllerinizi dolduran hoş fısıltıları oluyor. Gerçek huzurun, gerçek mutluluğun sırlarını, yurdun bu sessiz, bu renkli köşesinde sanırım keşfediyorsunuz.

iZZet Baysal Vakfı

•Kasım 22, 2006 • Yorum Yapın

İzzet Baysal Vakfı, 1986 yılı sonunda, İzzet Baysal’ın tüm hayatı boyunca vergisi ödenmiş kazançlarından Vakfa aktardığı mal varlığı ile kuruldu.Vakfın amacı; Vakıf senedinin 4. maddesinin giriş bölümünde şöyle özetlenmiştir: “Öncelikle Bolu şehrine ve Bolu halkına olmak üzere Türkiye dahilinde her yere ve her vatandaşa imkanları ölçüsünde ihtiyaçları bulunan bilimsel, sosyal, kültürel ve sağlık hizmetlerinde bulunabilmek bu vakfın amacıdır. Bu amacını çağdaş, laik ve demokratik Atatürkçü düşünce ışığından ve Ulu önderin muasır medeniyete ulaşmada gösterdiği yoldan şaşmadan gerçekleştirmeyi esas alır. Vakfın kurucusu büyük insan İzzet Baysal’ın kendi yaşamında şiar edindiği “planlı, programlı ve çok çalışmayı, tasarruflu olmayı ve israftan kaçınmayı bu amaca ulaşmada vazgeçilmez rehber kabul eder.”Bu meyanda:Devlet yatırımlarına yardımcı olmak üzere her türlü  eğitim, araştırma, tesisleri ve yurtları inşa eder; Fakülteler ve Üniversite açabilir. Her türlü sağlık ve sosyal hizmet tesisleri kurar ve bu tesisleri kendi işletebileceği gibi dilerse halkın hizmetine sunulmak üzere devlete armağan eder.Keza; zeki, çalışkan ve maddi desteğe muhtaç çocuklara eğitim bursu vermek, onları vatana ve millete hizmet için yetişmelerini sağlamaya yardımcı olmak; başarılı olanları ödüllendirmek başlıca amaçları arasındadır. Vakfın malvarlığı 31.12.2002 tarihi itibariyle 24.692 trilyona ulaşmıştır. Yatırım ve hayırlar bu mal varlığının gelirleriyle yapılmaktadır. Her sene gelirin % 80′i yukarıda özetlenen amaçlara sarf edilmekte, kalanı mal varlığını artırıcı ve gelir getirici değerlere yatırılmakta, böylece Vakıf varlığının enflasyondan korunmasına çalışılmaktadır.Vakıf Mütevelli  üyeleri arasından seçilen altı üye tarafından yürütülmektedir. Bunların halen ikisi, İzzet Baysal tarafından Vakıf senedine “değişmez” olarak kaydedilen iki üye, diğerleri ise her iki senede bir mütevelliler genel kurulunca seçilen dört üyedir.Mütevelliler kurulu 29 üyeden oluşmaktadır. Bunların 7’si onur üyesidir. (Bolu Valisi, Belediye Başkanı, Üniversite Rektörü, Milli Eğitim Müdürü, İzzet Baysal Devlet Hastanesi Başhekimi, Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı, mütevelliler kurulu onur üyeleridir).On bir üye İzzet Baysal’ın takdirine mahzar olmuş  Bolulu halk üyeleridir. Diğer on bir üyeler ise yine onun arzusu ile kızı ve yeğenleri tarafından doldurulmuştur. Boşalan üyeliklere her iki senede bir yapılan genel kurulda yeni üyeler seçilir. İzzet Baysal Vakfı Bakanlar Kurulu’nun 26.02.1987 tarih ve 87/11540 sayılı kararı ile “Kamuya yararlı Vakıf” olarak tescil edilmiş ve kendisine vergi muafiyeti tanınmıştır. Yaptığı karşılıksız hizmetler ve yatırımlar nedeniyle birçok kuruluşlardan takdirname almış, iki kere de Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce “Yılın Vakfı” seçilmiştir.

iZZet Baysal Hayatı

•Kasım 22, 2006 • 3 Yorumlar

İzzet Baysal, 1907 yılında Bolu’nun Karaçayır Mahallesi’nde dünyaya gelmiştir. Babası Rüştiye Mektebi mezunu Memur Ahmet Canip Efendi, annesi de Bolu’nun Alpagut Köyü’nden  Hafız Behiye Hanım’dır. İkisi erkek, ikisi kız dört çoçuklu ailenin en küçük çocuğu İzzet Baysal’dır. İzzet Baysal, ilk ve orta öğrenimi Bolu’da yapmıştır. 1926 yılında İstanbul’da Mekteb-i Sultan-i Nefise’ye  (bugünkü ismi ile Mimar Sinan Üniversitesi ) kaydolur ve 1931 yılında mimar olarak mezun olur. Dar gelirli bir ailenin çocuğu olan İzzet Baysal, 1927 yılında babasını da kaybetmiştir. Ama yılmamış, tatil aylarında ve okurken çeşitli işlerde çalışarak öğrenimini devam ettirmiş ve 411 no’lu diplomayı başarı ile almıştır.

Memuriyet hayatına Bolu Nafia (Bayındırlık) Müdürlüğü’nde Mimar olarak başladı.1932 yılında birkaç arkadaşı ile birlikte Gerede İlçesi’nin imar planını yaptı. Daha sonra Ankara’da Milli Müdafaa Vekaleti Hava Müsteşarlığı’nda Mimar olarak çalışmaya başladı. Görevi icabı Eskişehir Hava Meydanı inşaatının koordinatörlüğünü yapmıştır. 1934 yılında bu görevinden istifa eder ve Eskişehir Belediyesi’nde Fen İşleri Şefi olarak göreve başlar. Aynı yıl Eskişehir Lisesi’nde Coğrafya Öğretmeni olarak görev yapan Çanakkale’li Refika Pınar ile evlenir.

1936 yılında Ankara’da serbest olarak çalışmaya başladığını görürüz.1939 yılında tek evlatları olan Esin dünyaya gelir Ankara’da Azerbaycan temsilcisi Sadri Maksudi Aral’ın ve Medine Muhafızı Fahrettin Paşa’nın köşk projelerini İzzet Baysal yapmıştır.

1939 yılında vatani görevini yapmak üzere Afyon’a gitmiştir ve 1942 yılında tekrar Ankara’ya dönmüştür. Başlayıp bitirdiği inşaatlara gelince;

Ankara Etlik Veteriner Laboratuarı, Bolu Devlet Hastanesi, Bolu Ziraat Bankası Evleri, Bolu Kız Enstitüsü (Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi),  Bolu Kapalı Cezaevi, Bolu-Adapazarı yolu üzerindeki Melen Köprüsü inşaatı ve yol inşaatları bunlardan bazılarıdır. 1942 yılında eşi Refika Hanım vefat edince, elindeki mevcut işleri tamamlayıp, 1943 yılında İstanbul’a gider ve Karaköy’de Perşembe Pazarı’nda sıhhi tesisat ve hırdavat üzerine çalışan bir mağazayı satın alır ve ticarete başlar.

 Aynı zamanda kapı kilitleri imali için küçük bir atölye kurmuştur. Ama bu O’na yetmemiş, dükkanında sattığı “boru ekleme parçaları”nın neden yerli üretilemediğine kafa yormaya başlamıştır. İki kere Almanya’ya giderek Temper Dökümü’nün ne olduğunu araştırır, bu dökümden imal edilen boru ekleme parçalarının Türkiye’de imali için çalışmalar yapar ve neticede 1950 yılında özel teşebbüsün ilk Mekanize Döküm Fabrikası’nı kurar.

Baysal’ın çok zor şartlarda kurduğu bu fabrikada üretime geçer geçmez Avrupalı Şirketler (6 büyük üretici Zürih’te bir kartel oluşturmuşlardır.) Türkiye’nin bu çiçeği burnunda kuruluşunu batırmaya çalışırlar ve Türkiye’ye yaptıkları ihracata %40 indirim uygulamaya başlarlar. İzzet Baysal, her zaman olduğu gibi azmi, çalışkanlığı ve sabrı ile bazı geceler fabrikada yatarak da olsa, bu işin de üstesinden gelmiştir. Hatta, 1970′li yıllarda Avusturya, Almaya, Yunanistan ve Arap ülkelerine ihracata başlamıştır.

1951 yılında İzzet Baysal Döküm Sanayi Müessesesi adı altında kurulan bu fabrika, 1957 yılında bir aile şirketi haline dönüştürülmüş, İzsal Döküm Sanayi A.Ş. adı altında bugünlere kadar faaliyetini sürdürmüştür. En büyük yardımcısı 1953 yılında yanına aldığı yeğeni Ahmet Baysal’dır. Hayatta en fazla değer verdiği kişi ise, kızı Esin’dir. 1939 yılında dünyaya gelen Esin, İstanbul Boğaziçi Koleji mezunudur. 1964 yılında aynı kolej mezunu Ankara’nın köklü ailelerinden Avunduk’ların oğlu Cahit Avunduk’la evlenmiştir.

Esin Avunduk, babasını hiçbir zaman yalnız bırakmamış, varlığı ile zor zamanlarda babasına hep destek olmuştur. Vakfın kurucuları arasında olup, aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır. 1975 yılı ortalarına kadar bizzat işlerin başında gördüğümüz İzzet Baysal, daha sonra da haftanın 3-4 günü iş yerine giderek işlerini takip etmeye başlamıştır. Gelir Vergisi’nde altın madalya ile ödüllendirilmiş, İstanbul’da Kurumlar Vergisi verenlerin ön sırasında yer almıştır. 1986 yılında ikinci eşi Nafize Hanım’ı kaybetmiştir. 1986 yılının sonunda İzzet Baysal Vakfı’nı kurmuş ve tüm varlığını vakfına vasiyet etmiştir. 1994 yılı Eylül ayının sonunda iş hayatından çekilmiş ve çalışmalarını İzzet Baysal Vakfı’nda yoğunlaştırmıştır. 05.03.2000 tarihinde sabah saat: 07:00′de hakkın rahmetine kavuştuğunda 93 yaşında bulunmaktaydı. 08.03.2000 tarihinde hiç kimseye nasip olmayan muazzam bir kalabalıkla, kendi arzusu ve Bakanlar Kurulu kararı ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy Kampüsü’ndeki anıt mezarına, çok sevdiği ve her şeyini adadığı üniversite gençliğinin kalbine defnedilmiştir. Mekanı Cennet Olsun.

iZZet Baysal

•Kasım 22, 2006 • Yorum Yapın

O’na göre saadet, mutluluk ve başarının on altın anahtarı vardır.

1- Okumaya vakit ayır; okuma, bilginin  pınarıdır.

2- Duaya vakit ayır; dua, güç anlarda direnmenin desteğidir.

3- Gülmeye vakit ayır; gülme, ruhun müziğidir.

4- Anlaşmaya vakit ayır; anlaşma, yaşama güzel bir tad verir.

5- Düşünmeye vakit ayır; düşünce, güç için kaynaktır.

6- Sevgiye vakit ayır; sevgi, yaşamı tatlı kılan şeydir.

7- Eğlenmeye vakit ayır; eğlenme, gençliğin sırrıdır.

8- Vermeye vakit ayır; verme, günün aydınlığıdır. 9- İşini iyi yapmaya vakit ayır; iyi iş kişiyi kendine saygın yapar.

10- Teşekküre vakit ayır; teşekkür, yaşam pastasının kremasıdır.

Merhaba Dünya!

•Kasım 22, 2006 • 2 Yorumlar

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!